7 Eylül 2017 - 02:20
İsrail İdlip'te Türkiye'nin izniyle mi çalışıyor?

İsrail, Suriye’ye dayatılan terör savaşının en büyük destekçisi. İsrail açısından bunu anlamak mümkün. Zira bir numaralı düşman olarak telakki ettiği Suriye, İran ve Hizbullah’ı İsrail için ciddi bir tehlike ve tehdit olarak görmektedir.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA – İsrail, Suriye’ye dayatılan terör savaşının en büyük destekçisi. İsrail açısından bunu anlamak mümkün. Zira bir numaralı düşman olarak telakki ettiği Suriye, İran ve Hizbullah’ı İsrail için ciddi bir tehlike ve tehdit olarak görmektedir. Filistin ve Golan meselesinin sürekli gündemde tutulmasını sağlayan hasım kuvvetler olarak adlandırmaktır. İç ve dış güvenliği ile ekonomik çıkarlarına karşı rekabet edebilecek ve tehdit oluşturacak güçler olarak ad ediyor.

Bu kuvvetlerin iç savaşlarla yıpratılması çıkarlarına büyük bir hizmet sunar. En büyük arzusu Suriye’nin kudretsiz ve bölünmüş olduğunu görmek. Bu sebeple mezhep ve etnik parçalanmanın gerçekleşmesi için çok büyük emekler harcadı ve halen ediyor. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğü ve siyasi birliğini hedef alan “Kürdistan” projesine herkesten daha çok destek vermesinin sebebi de budur.

Golan'da teröre destek oldu

Terörün ilk dönemlerinden itibaren savaşın içinde yer aldı. Lübnan-Suriye, Suriye-Ürdün ve İsrail-Suriye (Golan) bölgelerinde cereyan eden savaşın içinde aktif yer aldı. Savaş uçakları, füzeleri, zırhlı araçları, ambulansları, sahra hastaneleri, ajanları, İHA'ları ve lojistik desteği ile Suriye ordusuna karşı savaşan her renkten örgütle temas halinde oldu. Siyonist İsrail hükümetinin başı Netanyahu “insani yardım” gerekçeleriyle terör savaşının en önemli piyonlarını İsrail-Suriye sınır bölgelerinde hizmet veren sahra hastanelerinde şahsen ziyaret ediyor. Yakinen ilgileniyor. Suriye’nin Güney bölgesinde “güvenli bölgelerin” inşa edilmesi için canhıraş çalışıyor.

YARMUK VADİSİNİ İŞGAL PLANI

Özellikle işgal ettiği BM kararlarına binaen tekrar Suriye’ye iadesi talep edilen Golan Bölgesi ile Suriye arasında destek verdiği silahlı örgütlerin kontrolünde yeni ‘Güvenli Tampon Bölgeler” kurmak istiyor. Zengin su kaynaklarına sahip ‘Yarmuk Vadisini’ işgal planları yapıyor. Bu bölgeleri Şam’dan koparmak istiyor. Böylece Suriye ile arasına “Yeni Golanlar” inşa etmeyi amaçlıyor. Bunu başaramazsa ‘insani yardım, çocukları kurtarma,” programlarıyla kendisine bağlı, gelecekte kullanabileceği ‘yeni bir Suriye nesli’ arzuluyor.

KİM BU AMALİAH?

İsrail, Suriye krizinden azami yararlanmak için ‘Sivil Toplum Örgütlerini” çok etkili kullanıyor. Turuncu devrimlerin finansörü Siyonist George Soros’un kirli çamaşırları alenileşince devreye yeni George Sorosları sürüyor. ‘Sivil’ örtüsü altında İsrail hükümeti, ordusu ve istihbaratı ile ilişkisinin olmadığını satmaya çalışıyor. Bu örgütlerin Suriye içinde ve dışında en etkili olanı ‘AMALİAH’ örgütü. “Allah’ın İşi” manasına geliyor. Siyonistler bu tür kavramları kullanmayı etkili buluyor. Başını Mordachai Kahana isminde “eski” bir İsrail subayı çekiyor.

ABD VATANDAŞI İSRAİLLİ

Mordachai (Moti) Kahana 51 yaşında. İsrail’de doğmuş. İsrail-ABD vatandaşı. Kendisini Siyonist olarak tanımlıyor. Aile efradının bir kısmını Romanya’yı işgal eden Nazilerin “ölüm kamplarında” kaybettiğini iddia ediyor. Babasını iki yaşındayken kaybetmiş. Ailesi Romanya’dan İkinci Dünya Savaşı sonunda Filistin’e göç etmiş. Babasının vefatından sonra annesi bir İsrailli Dürzi ile evlenmiş. Mordachai (Moti) Kahana’yı bir ‘iş adamı ve hayırsever’ olarak pazarlıyorlar. Milyonlarca dolar parasını “hayır” işleri için harcamışmış. Parası bitince “Amaliah” ‘sivil toplum örgütünü’ Suriye için özel kuruyor.

YUNANİSTAN'DA KAMPLARINDA CİRİT ATIYOR

Bu örgüt İsrail hükümeti ile yakinen çalışıyor. Golan bölgesinde İsrail ordusunun kontrolünde Suriyeli muhalifler için sahra hastaneler ve çocukları için okullar açıyor. Yunanistan mülteci kamplarında kalan Suriyeli gençler ve çocuklar için okullar açıyor. Bu okullar İbranice, İngilizce ve Arapça eğitim veriyor. Bu okullardan mezun olan Suriyelilerin İsrail üniversitelerinde okuyabilecekleri propagandası yapılıyor.

Suriye iç savaşından çok etkilendiğini, Esad’ın katlettiği çocukları kurtarmak için vicdanının sesini dinlediği hikâyeleri anlatıyor. İsrail ordusunda subayken Suriye’nin düşman ülke olduğunu öğretmişlermiş. Ancak aynı ordu ona bir yerde soykırım varsa buna karşı çıkılmalı, soykırıma maruz kalanlara yardım etmeli ve asker olmaktan ziyade erdemli insan olmayı öğrettiğini söylüyor. Açıklamalarına bakarsak İsrail ordusu meleklerden ibaret. Bu insan kılığındaki Melek Kahana vicdanının sesini dinliyor ve mazlum Suriyeliler için cüzdanın ağzını açıyor.

HALEP'TE ÖZEL OPERASYON!

Bu vicdanın sadece Suriye için çırpındığını görmek insani yardım altında gizlenen gerçek niyeti deşifre ediyor. Cehenneme giden yolu çocukları kurtarma yalanlarıyla ördüklerini biliyoruz. Zira bu vicdanlar Yemen’de katledilen binlerce çocuk için, açlıkla debelenen yüzbinler için hiçbir şey hissetmiyor. Arakan’da katledilen çocuklar için Dünyayı ayağa kaldırmıyor. Filistinli çocukların çığlıklarına zaten dilsiz şeytan.

“AMALİAH” örgütü önceleri Halep’te yaşayan Suriyeli Yahudileri ülkeden çıkarmakla meşgulmüş. Bu özel operasyonlar için kurduğu bir teşkilatı varmış. Ama onları güvenlik sebebiyle ifşa edemezmiş. Suriyeli Yahudiler her daim güvende ve huzur içinde yaşadılar. Suriye toplumunun veya devletinin onlara yönelik düşmanca bir tavrın olduğunu tarih not etmedi. Aksine özel ve ayrıcalıklı bir toplum kabul edildiler ve el üstünde tutuldular. Şam’dan ABD’ye göç eden Yahudi topluluğun yaşadığı El-Emin mahallesinde arkada bıraktıkları evler, işyerleri ve bahçeleri, sinagogları aradan onlarca yıl geçmesine rağmen halen korunuyor.

Suriye’de kalan az sayıdaki Yahudi dostlarımla bu konuları çok sohbet ettik. 1992’de ABD’ye göç eden Suriyeli Yahudiler 2004’te Şam’ı ziyaret etmişlerdi. Esad’tan ABD’de Suriye’yi temsil etmek istediklerini ve bunun için destek talebinde bulunmuşlardı. Suriye’nin Kamışlı Yahudi Cemaatinin Hahambaşı ile yaptığımız sohbetlerde Suriye’nin Yahudiler için ‘cennet mekân’ olduğunu her fırsatta ifade etmiştir. Ama Siyonist Melek Kahana Yahudileri Esad’ın zulmünden kurtarmak için özel operasyonlar yaptığını propaganda ediyor. Dünya Yahudilerin sempatisi ve cüzdanına talip oluyor.

İDLİB'E NASIL GİRDİLER?

En nihayet bu örgüt elini kolunu sallayarak Türkiye üzerinden İdlib’e giriyor. 90 Suriyeli öğrencinin ve 15 öğretmenin görev yaptığı bir okul açıyor. Okulun olduğu bölgede hakim olan El-Nusra (El-Kaide) veya diğer örgütler kılına dokunmuyor. Okulda İbranice ve Siyonist İsrail propagandasının yapılmasından rahatsızlık duymuyor. Aksine rahat çalışması için güvenlik sağlıyor.

Onlarca tehlikeli silahlı örgütün cirit attığı İdlib’e nasıl gidiyor, Türkiye’ye nereden giriyor, hangi sıfatla bu bölgede cirit atıyor, Suriyeli ve Türklerin zor bela ve çok özel izne bağlı olarak kullanabildiği hudut kapılarından bu İsrailli-Amerikalı hayırsever iş adamı nasıl bu kadar kolay girip çıkabiliyor? Bu çalışmalarını Türkiye hükümetinin bilgisi dâhilinde mi yapıyor? Bilmiyoruz. İnsan kılığındaki İsrailli Siyonist Kahana’nın Halep, İdlib, Hatay, Antep, İstanbul, Tel Aviv, Golan Bölgesi ve New York arasında mekik dokuyor.

Mehmet Yuva

Ekler